hürriyet

4 Aralık 2013 Çarşamba

bırakın resim yapayım...

her yıl yeni gruplar yeni sınıflar yeni öğrencilerimiz olur.bu yıl da hepsi birbirinden farklı yeni yüzler yeni yaşamlar...sınıflarım hepsini çok severim ama bir de daha özel olarak ilgilenmem gereken bir sınıfım var.onların hem ders öğretmeni hem de rehber öğretmeniyim...minicikler...hepsinin zayıf yönleri güçlü yönleri farklı...ortak noktaları hepsi saf,temiz ve çok samimi...gözlerinden okunuyo içleri,kalpleri...ve içlerinde biri var ki...çektiği acılar,hayatındaki eksiklikler,yaşadığı üzüntüler sanki ışıltısını gölgelemeye çalışıyo gözlerinin...ne zaman başı okşansa,bi güler yüz görse aydınlanıyor yüzü...hikayesi çok acı,yaşıtlarına göre çok şanssız bir çocuk ama diğerlerinin sahip olmadığı bir yeteneği var...her fırsatta sığınıyor yeteneğine...bir gün yazılıda çözemediği sorunun yanına bir peri çizip sihirli değneğiyle soruya dokunduğunu resmedip,başka bir gün panoyu düzenleyen öğretmenini bütün detaylarıyla tahtaya çizer...aslında kaleminden yayılan çığlık beni bırakın mutlu olayım,resim yapayım olsa da biz; yaşadıklarına rağmen,evdeki mutsuzluklarına rağmen,hayatındaki eksikliklere rağmen yüksek notlar almasını çok test çözmesini bekliyoruz...ne annesi ne öğretmenleri ne de arkadaşları anlamıyor onu...doğru kabul edilen kurallar onun doğrularına aykırı,iç dünyasını karartan,ışıltısını söndüren şeyler...şanssız bir çocuk çünkü asla ona hak vermeyecek bir babanın kızı,hiçbir zaman onu anlamayacak bir annenin kızı,değil resim yapması okula girmesini bile gereksiz gören bir zihniyetin evladı...üzülüyorum...o ne ilk ne de son olacak...umarım hayat ondan yana olur ve bazı gerçekler değişir...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder